Aksi ruh halimle kendimi metroyla leventten taksime taşırken yanıma bir çocuk oturdu. 15-16 yaşında hafif tombul. Siyah kısa saçlı. Bu yaş grubu erkek çocuklarının tipik özellikleri çatallı, robotik ses, büyük ayaklar, yeni çıkmaya başlamış tüylükten terfi edememiş bıyıklar. Ter bezleri de fazla çalışıyor herhalde enseden damlayan teri de unutmamak lazım. Bu çocukta bir farklılık vardı. Metroya girer girmez herkesin dikkatini çeken, insanların tedirginlik ve merhamet hislerini ortaya çıkaran. Sol kolu dirseğinden kesilmişti. Üzerindeki siyah sweat shirt’ünün sol kolu kısaltılmış. İnsanların rahatsız edici bakışlarına aldırış etmeksizin iki durak oturdu yanımda. Sağ kolunu kaşıdı, kollarını bağdaştırdı göbeğinin üzerinde.
Haksızlık!
Taksime bıraktı beni metro, meydana çıkan yürüyen merdivenler olağanüstü derecede kalabalık olduğundan incilerimi tutarak gezi tarafına yöneldim. Yürüyen kaldırım, yürü yürü bitmezken yanımdan hızla bir cisim geçti. Kaldırımın solundan son sürat bir tekerlekli sandalye. Güneş gözlüklü şoförü kurulmuş üzerine. Ellerinde bisikletçi eldivenleri, kırmızı. Siyah güneş gözlükleri, tekrarı hak ediyor, beyaz bir gömlek. Kendinden emin hareketlerle uçuyor. Sağ tarafında havalı bir bisiklet kornası, yolu açmak için. Asansöre gidiyor diye düşünürken yürüyen merdivenlere doğru devam etti. Merdivenlere kadar son sürat gitti. Ani bir manevrayla ileri, geri geri bindi yürüyen merdivenlere, elleriyle tutundu korkuluklara. İnsanlar şaşkın, kimse cesaret edemiyor arkasından merdivenlere adım atmaya, normalde yürümeyen insanların kalp sağlıklarını koruyaları gelmiş. Bindim arkasından. Karşımda bir al Paccino, Scent of a Woman‘dan az önce çıkmış. Sert, keskin hareketler, içselleştirilmiş bir karizma, hayata meydan okuma tavan yapmış… Aynı hızla devam etti, solladı geçti beni…
Hak!
Dönüş yolundayım Levent’e doğru, yanıma 15-16 yaşlarında bir kız oturdu. Elinde kocaman bir çizim çantası, siyahlara bürünmüş. Saçlar uzun, önüne doğru taranmış. İnce yapılı, avrupai bir havası var. Ayaklarında bilekli converseler. Üzerine düşen şalı el yapımı, belli. Mutsuz bu kız. Bu da mutsuz, bakışları donuk. Bakışları.Önüne bakıyor, sürekli. Nereye bakıyor. Bir gözünün kapağı kapalı gibi. Öbür gözü çok açık. Saçları düşmüş önüne. Saçları gözünün önüne. Protezmiş gözünün biri. Bu kız mutsuz çok mutsuz, elinde kocaman siyah çizim çantası…
Hak!sızlık
08112009